Alaa Murabit: İnancım Kadınlar Hakkında Ne Söylüyor

 

Pek çoğumuz bugün inandığımız şeyi söylerken tereddüt ediyoruz. Şimdi müslümanım dersem beni nasıl değerlendirecekler? Bağnaz ve tutucu biri olduğumu düşünebilirler ya da modern olmadığımı hatta pek çoğu cahil bir aptal olduğumu da düşünebilir. Tüm bu negatif ve cahil söylemlerin karşısında duracak kadar güçlü müyüm? Ya da onlara kızmaya hakkım var mı?

Sadece İslamiyetin değil bugün pek çok inanışın en büyük sorunu aslında olduklarından çok uzak bir şekilde yaşanması, uygulanması. Sadece din karşıtı olanlara değil en baştan dinin ölümcül savunucusu olanları da düzeltmek, dini aslına dönüştürmek gerekli diye düşünüyorum hep. Her iki tarafta asıl kaynağı okumak yerine kulaktan dolma bilgiler, otoritesini kabul ettirmek isteyenleri korku dolu yorumlarıyla dolu öğretilerle düşünmeden, kendilerine söylenen her şeyi kabul ediyorlar. Bugün pek çoğumuzun yanılgısı, inandığımız şeyin gerçek dinimiz oluğunu sanmamız. Oysaki aslında uzaklaştırdığımız ve çıkarlarımıza göre yorumladığımız pagan bir inanış geliştirdiğimzin farkında değiliz.

Alaa Murabit “What my religion really says about women” isimli konuşmasında Libyalı bir ailenin kızı olarak Kanada’da yaşayıp 15 yaşında döndüğü memleketinde yaşadıklarını anlatıyor. 15 yaşına kadar sadece tatillerde ziyaret ettiği ülkesinde, 15’inden sonra genç bir kız olarak yaşamanın zorlu olduğundan bahsediyor. Kadının nasıl geri planda olduğunu “haram” ve “ayıp” olanın nasıl birbirine karıştığını anlatıyor.

11 kardeş olduklarını ve ailesinin onu asla sıkı dini kurallarla büyütmediğini anlatıyor Alaa. 11 kardeş olduğu için barışın ve huzurun devamlılığı için neler yapması gerektiğini küçük yaşta ailesinden öğreniyor. Hakkını savunabilmek, kendini ifade edebilmek için kardeşleriyle her zaman aynı masada oturduğundan ve evdeki eşitlikten bahsediyor.

Libya’ya döndüğünde kadınların masada erkeklerle oturma hakkının, karar verme hakkının olmadığını görüyor. Bu durumu değiştirmek istiyor ve bunun yolunun “kadınların dünya çapında katılımlarını sağlamanın tek yolu dini aslına döndürmek” olduğunu söylüyor.

İslamdaki kadın figürünü araştırıyor. Ve İslam tarihinde pek çok güçlü söz sahibi kadının olduğunu görüyor. İnsanlara bunları anlatabilmek için kadının hakkının olmadığı yerde bu çalışmaları yapabilmek için kutsal metni kullanıyor. Posterler, reklamlar, billboardlar, her yerde insanların aslında Allah huzurunda eşit olduğunu anlatmaya başlıyor. Aslında İslamın genel kurallarının Uluslararası İnsan Hakları Bildirgesinde yazılanlarla aynı olduğunu hatırlatmaya çalışıyor. Kadın haklarını korumak, sözde demokrasiyi geliştirmek için savaşı kullanmanın böylesi toplumların sadece belini bükeceğini belirityor.

Bu süreçte tehditler alıyor, hakaretlere uğruyor. Bozulmuş din algısını düzeltmenin hiç de kolay olmadığını söylüyor. Ancak mücadeleye devam etmemiz gerektiğini söylüyor ve sözlerini şöyle bitiriyor: “Bizim için değil, ailenizdeki kadınlar için değil, bu odadaki kadınlar için değil, dışarıdaki kadınlar için de değil, kadınların katılımıyla dönüşebilecek toplumlar için.

Mercan Cebe Alper

@dunyalimeryjane

Blog: mercancebe.blogspot.com.tr


Tedle21gun macerasına sen de katıl. 21 gün boyunca sen de seçtiğin bir TED videosunu izle ve yorumlayarak bize gönder. TEDle21gun, insanların hayatını değiştiren en güçlü disiplinlerden. Bu maceraya sen de katıl.


 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s